Tüp Mide Ameliyatı 0530 686 61 12

Tüp mide yani mide küçültme ameliyatları aşırı düzeyde kilo problemi olan obez bireylere uygulanır. Aşırı kilo problemine sahip hastalar çok uzun süredir tıp literatüründe obez; aşırı kilo probleminden şikayetçi olanlar ise obezite hastası olarak nitelendiriyor. Tüp mide diğer adıyla obezite cerrahisini detaylarıyla anlatmadan önce, tüp mide ameliyatının tüm öncül ve ardıllarıyla oluşmasına sebep olan obezitenin anlatılması gerekmektedir.

Obezite bir hastalık olarak sınıflanıp istatistiksel verileri tutulmaya başlandığından beri görülen en büyük gerçek, obezitenin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle alakalı olması. Az gelişmiş ülkelerde de obezite problemine rastlansa da hastalığın ilgilendirdiği kitlenin büyük bir bölümünün yukarıda sayılan gelişmişlik seviyesindeki ülkelerde olduğunu belirtmek yanlış olmayacaktır. Bu temel tasnifin çıkmasındaki sebeplerin başında; beslenme kültürü, iş kültürü ve aile kültürü gelir. Tüm bu sosyolojik bileşkelerin insan vücudunda yarattığı olumsuz etkilerinin başında da obezite hastalığını saymak mümkündür.

Hastalığın gelişim sürecine sebebiyet veren yiyeceklerin başında fast-food olarak adlandırılan aşırı yağlı gıdalar gelir. Beslenme alışkanlıklarının daha yağlı gıdalara kayması, geçmişe göre aynı miktarda gıdayı daha kısa sürelerde tüketme ve iş kültürünün emek – kas yoğun sektörlerden diğer sektörlere doğru kayması da obezitenin sebepleri arasında gösterilebilir. Vücuttaki yağlı dokunun yağsız dokuya göre oransal olarak artmasıyla obezite meydana gelir. Kişinin boyunun kısa olması, obezitenin gözlenebilir sonuçlarının çıkmasını kolaylaştırır. Vücut kitle indeksi (vki) kilo tarafından bozulmaya başlar. Kilo almak yeme isteğini doğrusal olarak artırır, tokluk hissinin kolaylıkla önüne geçilmesine sebebiyet verir.. Yemek tüketme isteği de doğrudan doğruya kilo alımını artırır. Yani obeziteye yakalanan hastalarda hastalığın ilerleme süreci bir yerden sonra durdurulamaz bir hâl alır. Beyin, midenin daha çok beslenmesi için hormonları harekete geçirir. Modern tıbbi tekniklerin obeziteye çözüm olarak sunduğu yöntemlerin başında da tüp mide yani obezite cerrahisi gelir.

Tüp Mide Ameliyatı

Obezitenin tedavisi cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemler ile mümkündür. Cerrahi olmayan yöntemler daha çok katı diyetler etrafında şekillenir. Cerrahi yöntemler iki ayrı kol etrafında gelişmelerini sürdürürler. Cerrahi yöntemlerin omurgasını oluşturan yöntemlerden ilki metabolik (malabsorbtif) tekniklerdir. Bu tekniklerde mideye yapılan müdahaleye ek olarak mideden bağırsağa ikinci bir yol açılır. Yani doğrudan doğruya vücut üzerinde fizyolojik bir değişim yapılır. İkinci yol olan tüp mide (Sleeve Gastrektomi) ameliyatları; hacim küçültücü (restriktif) ameliyatlar olarak adlandırılır ve yine mide küçültülür ancak metabolik yöntemlerde olduğu gibi mideden bağırsağa giden ikinci bir yol açılmaz. Tıp literatüründe birçok farklı isimle anılabilir. Bilgi kirliliğinin önüne geçmek için bu isimlerin de sıralanmasında fayda vardır: sleeve gastrektomi, gastrik sleeve, obezite cerrahisi, mide küçültme ameliyatı ve vertikal gastroplasti…

Obezitenin tedavisi amacıyla geliştirilen cerrahi yöntemlerin tarihini incelemediğimizde tüp mide ameliyatlarının başlı başına bir tedavi yöntemi olarak değil de bir ameliyatlar bütününün başlangıcı, obezitenin yıkıcı sonuçlarını durdurmaya ve ikinci büyük ameliyat gerçekleşene kadar belirli bir oranda geriletmeye yönelik olduğunu görürüz. Bu tarihsel süreç yaklaşık olarak otuz – otuz beş yıl öncesine dayanır. Zaman içerisinde hastalardan toplanan veriler göstermiştir ki tüp mide ameliyatı olan obezite hastalarının büyük bir bölümünde ikinci operasyona gerek kalmamaktır. Bu veriden yola çıkılarak tüp mide ameliyatları obezitenin cerrahi tedavisinde ana yöntem olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Günümüzde tüp mide ameliyatı, obeziteyle mücadele amacıyla geliştirilen cerrahi teknikler arasında en popüler yöntem olarak karşımıza çıkar. Cerrahi ile güdülen ana amaçlar ve yan amaçlar bulunur. Bu da ileri düzey obez olarak adlandırılan bireylerde yaklaşık iki litreyi bulan mide hacmini üç yüz ile dört yüz mililitre aralığına düşürmektir. Bu ana amaç yanında birçok faydayı da getirir. Midesi küçülen bireyler, midelerine sığabilecek miktarda yani daha az besin tüketmeye başlar. Beslenmede daha sık ve az koşulu kolaylıkla uygulanırken, cerrahi sonrası diyet yapması kolaylaşmaktadır. Bilindiği üzere besin tüketme ihtiyacını yani acıkma hissini beyne gönderen bazı hormonlar bulunur. Bu hormonlar doğrudan doğruya mide tarafından salgılanır. Obezite hastası bireylerde mide boyutu oldukça büyük olduğundan dolayı salgılanan hormonun düzeyi de büyük ölçüde artar. Tüp mide (Sleeve Gastrektomi) ameliyatlarıyla oransal olarak yüzde sekseni alınan mideden salgılanan hormon değeri öncekine göre oldukça düşüktür. Açlık hissinin oluşmasını sağlayan ghrelin hormonu aynı zamanda vücuttaki insülin hormonuyla çatışıp onun etkilerini de düşürdüğü için, salgı miktarı azaldığında vücudun insülin dengesi de yerine gelir.