Guatr Ameliyatı 0530 686 61 12

Tiroid bezi vücudumuzda boynumuzun ön kısmında yer almakla beraber kelebek şeklinde olan bir organımızdır. Tiroksin hormonu üretimini sağlamakla beraber, oluşacak bir hastalıkla beraber işlevini yapamaması vücutta birçok hastalığı beraberinde tetiklemektedir. Vücut bir çok organın bir orada çalıştığı süperfonksiyonel bir bütündür. Tiroid hormonu da bu organizma içerisinde metabolizma hızını ve metabolizmanın dengesini salgıladığı tiroksin hormonu sağlayan en değerli organlarımızdan bir tanesidir.

Tiroid bezinin normal boyutlarının üzerinde olması guatr hastalığını ortaya çıkarmaktadır. Guatr hastalığına yakalanan kişilerin metabolizmalarında yaşadıkları problem tüm vücudu etkilemekte olup, bazı durumlarda ilaçla tedavisi mümkün olmakta bazı hastalarda da cerrahi müdahale yapılması gerekmektedir. Cerrahi müdahale ortalama bir buçuk saat kadar süren ve ameliyat sonrasında bir gecelik hastane yatışı gerektiren bir operasyondur.

Tiroid ameliyatlarında hekimleri en çok tedirgin eden durum boyunda yer alan sinirlerin beze yakın olması ve bu alanın korunma çabasıdır. Ameliyat genel anestezi altında yapıldığı için hastalar açısından konforlu bir operasyondur.

Guatr Tiroid Ameliyatı

Tiroid bezinin, olması gerekenden çok daha büyük olması, guatr hastalığını da beraberinde getiriyor. Tedavi edilmediği ya da herhangi bir müdahalede bulunulmadığı takdirde farklı hastalıklara da yol açabildiğini ifade etmek gerekiyor. Tiroid bezine yapılacak olan müdahalenin ameliyat olarak belirlenmesi, bu bezin diğer organlara baskı yapması ile birlikte karşılık buluyor. Tiroid bezi diğer organları rahatsız ettiği takdirde cerrahi müdahale şarttır. Guatr ameliyatında bu bezin bir bölümü ya da tamamı alınmaktadır. Hastanın durumuna ve tiroid bezinin gelişimine bağlı olarak ne kadar bir alım yapılacağı da yine hekim tarafından belirlenecektir. Genel anestezi gerektiren bir ameliyat türüdür ve hem hastanın hem de hekimin konforu için anestezi şarttır. Ameliyat esnasında ses telleri zedelenen birçok hasta mevcut ve bu yüzden gerçek bir uzman tarafından ameliyat edilmekte fayda vardır. Merdiven altı olarak ifade edilen kurumları tercih etmemeniz bu yüzden büyük önem taşıyor. Paratiroidi bezi de yine bu ameliyat ile birlikte zarar görme riski taşıyan bezlerden bir tanesidir. Kalsiyumun düzenlenmesinde görev alan bu bezin de en iyi şekilde koruması gerekiyor. Gelişmiş cerrahi teknikler ve bu konuda büyük başarı elde eden uzmanlar tarafından bu risklerin en aza indirgendiğini de belirtmekte fayda var.

Guatr Türleri

Guatr hastalığının farklı türleri mevcuttur. Bazıları çok kolay bir şekilde teşhis edilirken bazıları da bu konuda daha çekingen olabiliyor ve kendini belli etme konusunda gayet profesyonelce hareket ediyor. Bakteri kaynaklı, virüs kaynaklı ve hashimoto tiroidi olarak bilinen çeşitli guatr türleri mevcut. Az önce de belirttiğimiz gibi farklı türler kolay kolay teşhis edilemiyor. Düzenli kontroller, her zaman için hastanın lehine olacaktır ve eğer bu tür bir sorun sahibi iseniz kısa sürede teşhis etmek de mümkündür. Doktor kontrolleri ile birlikte gerçekleştirilecek olan tetkikler hastalığı meydana çıkartacak ve tedavi için de vakit kaybetmeden harekete geçilecektir. Guatr hastalığının birçok farklı nedeni olabilir ve yazımızdaki diğer başlıklarda da bu nedenlere detaylı bir şekilde yer vermeye çalıştık.

Hipertiroid Hastalığı

Hormon salınımında önemli bir rol üstlenen tiroid, yüksek tiroid hormonları ile birlikte hipertiroid hastalığına sebebiyet verebiliyor. En önemli belirtilerinden bir tanesi göz çevresindeki şişlik ve büyümelerdir. Hasta kişinin gözleri daha şaşkın bir ifade sergiler ve eskiye nazaran çok daha ilginç bir ifade takınır. Bu hastalığın bir diğer belirtisi ise hızlı kilo kaybıdır. Kadınlarda bu durum çok daha net bir şekilde gözlemleniyor ve bu hastalık kadınlarda çok daha sık görülüyor. Reflekslerdeki artış ve aşırı sinir durumu da hastalığın belirtileri arasında kendine yer buluyor. Hasta kişi çok daha hareketli ve sinirli bir yapıya sahip olacaktır. Kızarma ve akabinde meydana gelen terlemenin yanı sıra vücutta gözle görülebilen şişlikler de hastalığın belirtileri arasında yer almaktadır. Bu belirtiler tek başına yeterli olmayabilir bu yüzden hemen endişe etmenize ya da paniğe kapılmanıza gerek yok ancak bahsi geçen belirtilerin tamamı gözlemleniyorsa hiç vakit kaybetmeden bir hekime başvurmanızda fayda vardır.

Zehirli Guatr

Guatr hastalığı, tiroid bezinin aşırı büyümesi ile ortaya çıkan bir hastalık türüdür ancak tiroid bezinin salgıladığı hormon abartılı bir seviyeye ulaşmışsa bu durum zehirli guatr olarak karşılık buluyor. Üretimi fazla yapılan tiroit hormonu ile birlikte vücudun dengesini de belli oranda değişiyor ve olumsuz etkiler kısa sürede ortaya çıkıyor. İç guatr olarak da bilinen hastalık, erken teşhis ile birlikte tedavi edilebiliyor ve müdahale yöntemi de çok daha basittir. Teşhiste geç kalındığı takdirde ise cerrahi müdahaleye başvurulacaktır.

Multinodüler Guatr

Tiroid bezindeki nodüllerin sayıca fazla olması multinodüler guatr olarak karşılık buluyor. Bu hastalığın en önemli nedenlerinden bir tanesi iyot yetmezliği ve eksikliğidir. Tükettiğimiz gıdalarda iyot oranına bu yüzden dikkat etmemiz gerekiyor ve hekimlerde bu konuda gerekli uyarıları yapmaya devam ediyorlar. Nodüller, sıcak ve soğuk olmak üzere ikiye ayrılıyor ve gerçekleştirilecek olan kontroller ile birlikte belirlenmeleri de çok zor olmayacaktır. T3 ve T4 hormonlarının kontrolü ile birlikte daha net ve daha sağlıklı sonuçlar elde edebilmek de mümkündür. Tiroid hormonlarının normal olması ve nodüllerin boyut olarak daha küçük yapıya sahip olması şikayetleri azaltacaktır. Bu tür durumlarda hastalar herhangi bir şikâyet ile başvuruda bulunmazlar ve tespit edilmesi de bir hayli güçtür. Nodül bulunmayan guatr’ın tehlikesiz olduğunu söylemek kesinlikle yanlıştır çünkü tedavi edilmediği takdirde yıllar sonra bile nodül oluşumu söz konusu olabilir ve sayıca artabilirler. Guatr hastalığı ertelenecek bir hastalık değil ve en kısa sürede tedavisinin yapılması da lehinize olacaktır.

Diffüz Guatr

İçerisinde nodül olmayan bezin normal bir şekilde büyümesine diffüz guatr ya da halk arasında bilinen adı ile basit guatr adı veriliyor. Diffüz guatrın en önemli nedenlerinden bir tanesi diğer guatr türlerinde olduğu gibi iyot yetmezliğidir. Erken teşhis durumunda tedavi edilmesi çok daha kolay ve hızlıdır. Bir diğer neden ise genetik eğilimdir. Eğer ailenizde bu hastalığı taşıyan ya da yaşayan birileri varsa sizler de risk grubunda yer alıyorsunuz demektir. Tiroid bezinde meydana gelen hastalıklar ya da iltihaplar da diffüz guatr oluşumunun en önemli nedenlerinden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Bir diğer neden ise demir yetmezliğidir ve az önce de belirttiğimiz gibi erken teşhis edildiğinde demir takviyesi ile hastalığın tedavisi mümkündür. Psikiyatr hastalarının en çok kullandığı ilaçlardan bir tanesi olan lithium ilacı da yine bu hastalığın en önemli nedenlerinden bir tanesidir. Bu ilaç kullanılıyorsa eğer doktor kontrollerini aksatmamak gerekiyor. Hastalığın bir diğer nedeni olarak ise selenyum yetmezliği gösteriliyor ve son dönemde bu sorun çok daha fazla baş göstermektedir.

Soliter Tiroid Nodülü

Yapılan araştırmalar, soliter tiroid hastalığının %4 ila %6’lık bir dilimde meydana geldiğini gösteriyor. Hastalığın risk altında tuttuğu herhangi bir yaş grubu yok ve ilginçtir ki her yaş grubunda görülebiliyor. Kadınlar ve erkekler arasında yapılan araştırma ise kadınlarda bu hastalığın çok daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor. 40’lı yaşlar ise hastalığın en çok görüldüğü yaş grubu olarak karşımıza çıkıyor ancak az önce de belirttiğimiz gibi her yaş grubu bu hastalığı geçirebilecek risk durumunu barındırmaktadır. Hastalık kendini kısa sürede ya da kolay bir şekilde göstermiyor, bu yüzden tespit edilmesi de çok kolay değildir. Nodüllerin tespit ve teşhis edilmesi de yine kolay değildir ve kimi zaman bir tesadüf ile tesit edildiği de biliniyor. Nodülde meydana gelen kanamalar şiddetli ağrı ile birlikte hastaya rahatsızlık verebiliyor ve bu da hastalığın teşhis edilmesini mümkün kılıyor. 60 yaş üstü erkeklerde görülmesi, kadınlara nazaran daha büyük risk taşıyor ve teşhis edildiği anda vakit kaybetmeden müdahale edilmesi de şarttır.